İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk dizilerinin küresel etkisini ve Türkiye markası üzerindeki rolünü değerlendirdi. Dizilerin kültürel yayılım ve dil öğrenme üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye Markasının Küresel Anlatısı: Türk Dizileri” programında yaptığı konuşmada, Türk dizilerinin küresel etkisine dikkat çekti. Duran, insanlık tarihinin özünde hikayelerin yer aldığını belirterek, anlatı mecraları değişse de insanın kendini ve dünyayı ifade etme ihtiyacının devam ettiğini ifade etti.
Uluslararası sistemde anlatıların ikna gücünün argümanlardan daha etkili olduğunu belirten Duran, bir ülke hakkındaki kanaatlerin resmi açıklamalardan daha öteye geçtiğini söyledi. Geçmişte sinema ve televizyon alanında Batı’nın popüler kültürün tek üreticisi olduğunu hatırlatan Duran, bunun günümüzde dünyanın herhangi bir yerindeki bir insanın hayatında bile izler bıraktığını vurguladı. Bu kültürel hegemoninin Soğuk Savaş döneminde propaganda, siyasal krizler ve uluslararası rekabetin bir parçası haline geldiğini dile getirdi.
Duran, Hollywood yapımlarında Orta Doğu ve Türkiye’nin uzun yıllar boyunca olumsuz ve indirgemeci bir şekilde resmedildiğini, bu durumun kendi sinemacılarımız tarafından da sürdürüldüğünü belirtti. Türk sinemasında dindar karakterlerin genellikle sahtekar veya yobaz olarak sunulduğunu ifade eden Duran, bu durumun dünyaya ve kendimize bakış açısını hapsettiğini söyledi. Türk dizilerinin dünyadaki yükselişini bir hegemonya kurma meselesi olarak görmediklerini, bunun yerine Türkiye’nin kendi hikayesini üretme ve dolaşıma sokma kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.
Duran, bir Türk dizisinin Şam, Rabat, Belgrad veya Johannesburg’daki izleyicilere ulaştığında Türkiye’nin haritada uzak bir ülke olmaktan çıktığını, İstanbul’un sokakları, Anadolu şehirleri, aile ilişkileri ve Türkçenin milyonlarca insanın gündelik hayatına girdiğini anlattı. Dünyanın en büyük dizi ihracatçıları arasında ilk üçte yer almanın tesadüf olmadığını, büyük emeklerle gerçekleştiğini ifade etti. Yapımların 170’i aşkın ülkede 1 milyarı aşan izleyici kitlesine ulaştığını ve dizi ihracatının 1 milyar doları aştığını belirtti. Yunus Emre Enstitüsü ve RTÜK ortaklığında yapılan bir araştırmada, Türkçe öğrenen yabancıların yüzde 81’inin bu yolculuğa Türk dizilerini izleyerek başladığının ortaya çıktığını söyledi.
Dizilerin dünyanın dört bir yanında Türkçe öğrenme motivasyonu oluşturduğunu, Türk ürünlerine, turizme ve Türkiye’ye yönelik kültürel ilgiyi beslediğini anlatan Duran, bu verilerin Türkiye markasının dünyada nasıl algılandığının da bir göstergesi olduğunu vurguladı. Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ülkenin kendi hikâyesini aracısız biçimde dünyaya anlatmasını esas aldığını söyledi. Türk dizilerinin yükselişini, tek merkezli küresel anlatı düzeninden çok merkezli bir dünya hikâyesine geçişin bir parçası olarak değerlendiren Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye markasını güçlendirmeyi stratejik iletişim ve kamu diplomasisi çalışmalarının merkezine koyduklarını belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT’ye verdikleri destekler için teşekkür eden Duran, dijital platformlara uygun özgün içerikler üretmeye, ortak yapımlara, format ihracatına ve küresel ağlara yatırım yapmanın önemine değindi. İnsanlığın kaderi birkaç merkezin kararına bırakılamayacağı gibi, hikayesinin de birkaç merkezin kamerasına bırakılamayacağını ifade etti. Dünyaya ulaşan her hikâyenin Türkiye’yi anlattığını belirten Duran, bu nedenle kültüre, aile yapısına ve bizi biz yapan değerlere hassasiyet gösterilmesini beklediklerini söyledi. Aileyi ve dayanışmayı esas alan, eşler arasındaki sadakati, kardeşliği, komşuluğu, dostluğu ve zor zamanlarda birbirine sahip çıkma kültürünü yaşatan hikayeleri kıymetli bulduğunu belirtti. Bu durumun yaratıcılığı sınırlamak anlamına gelmediğini, aksine sektörden daha cesur ve özgün hikayeler beklediklerini vurguladı. Anadolu’nun muazzam hikâye hazinesine, tarihe, şehirlere, edebiyata ve insana yeniden yönelmeyi teşvik eden Duran, en büyük rekabet avantajının Gılgamış’tan Dede Korkut’a uzanan coğrafyada anlatılacak hikayelerin varlığı olduğunu söyledi.
Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ve akademisyenler katıldı. Türk dizilerini anlatan kısa film gösterimiyle başlayan program, İletişim Başkanı Duran’ın Ersoy’a hediye takdim etmesiyle sona erdi.
Karaman Haberleri, Karaman ve çevresindeki gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Yerelden ulusala uzanan geniş içerik ağıyla gündemin nabzını tutar.
Yorum Yap